Poinizi kendiniz yapma kararı aldıysanız ve uzunluğu ne kadar olmalı diye düşünüyorsanız çok zorlanmayın aşağıdaki resme bir göz atın…
Metrelere, ölçmelere, hesaplamalara hiç gerek yok, işte bu kadar kolay.
Bu uzunluk kabaca poinin tutma yeri ile kendisi arasındaki mesafedir, ama deneyerek kendinize en uygun uzunluğu zamanla bulacaksınız, yani bu bir kanun değil, kişiye göre değişebilir
Eveeet Kumsalda bir Shaman’ın ertesi günü, 19 Nisan Pazar, saat 04:00 gibi uyumuş olmamıza rağmen çadırda kalmış olmanın verdiği erken uyanma refleksi ile saat 08:00’de uyanmış, çimlerin üzerinde temiz havada kahvaltılarımızı yaptıktan sonra strechingin faydaları konusunda bir dia gösterisini keyifle izlemiştik.
Saat 10:00’da ayrılan ilk otobüsün yolcularına göre çok şanslıydık, çünkü sevgili Murat bizi gezmeye götüreceğini söylemişti, çok sevindik ve takıldık peşine, etraftaki köpeklerde bizim peşimize…bu başta hoşumuza gitsede daha sonra biraz canımızın sıkılmasına sebep olacaktı…köpekleri sevmek yerine peşimize takıldıklarını görünce onlara vurmamız gerektiğini yaşlı bir çoban’dan öğrenmiştik…çünkü yabancı köpekler sürülere saldırıyordu, ama bence onların açlıktan yürümeye bile mecali yoktu…budialoglar sonrasında ortam biraz huzursuzlaştı ama biz yolumuza devam ettik…
Sebep:
Sonuç:
Dere tepe aştıktan sonra çok güzel başka bir koyda bulduk kendimizi, burası önemli idi, çünkü daha sonra Murat bize burada kömürle çalışacak bir Termik Santral planlandığını söyledi, buna engel olmak için birşey yapabilir miydik?
Sonrasında bir fosil dağı;
Ve dünya’da sadece 3 yerde yetişen kardelengillerden güzel çiçekleri görüp,
Nefis havada yürüyüş yapmış olarak kamp alanına geri döndük.
Kumsalda bir Shaman’ın 2.günü bizim için bir trecking aktivitesine dönüşmüştü, bu düşüncesinden ve enerjisinden ötürü Murat Ceylan’a tekrar teşekkürler.
“Hayata Tutunmak” ve “Doğa ve Macera”ya tekrar teşekkürler, yeni, bir organizasyonda tekrar görüşmek üzere, Adiyos.
Bi tip her organizasyonda olduğu / olabildiği gibi küçük bir gecikme ile Taksim’den hareket ettik, yaklaşık 4 saat süren keyifli bir bir otobüs yolculuğundan sonra Kıyıköy’e vardık, ve şahane kumsala bakakaldık, bu andan itibaren deklanşörler çalışmaya başlamıştı bile
Küçük bir dinlenmenin ardından kamp yapacağımız yere doğru yola çıktık, sandığımızın aksine sadece 12 kampçı vardı yani toplam 6 çadır Kamp alanının, gene sandığımızın aksine, performansın gerçekleşeceği kumsaldan uzak olması biraz canımızı sıktı ama sonra bunun daha mantıklı olduğunu anlayıp kurduk çadırlarımızı, biz sadece alandan uzaklaşmamak için pansiyonlarda konaklamak yerine kamp kurmak istemiştik ancak konaklama yapılacak yer olarak bir pansiyonun bahçesi bize gösterilince kendimize bir isim verdik, varoş kamping ekibine buradan selamlar…
Çadırlar kurulduktan sonra apar topar yemeğe gittik ve devamında da olay yerine;
Ben bu yaşıma gelmiş ve böyle bir organizasyon görmemiş biri olarak (aslında Türkiye’de bu ve buna benzer bir organizasyon görmemiş demek daha doğru olacak) organizasyon ekibine koca bir teşekkür etmeden geçemeyeceğim….
Fotoğraf, ateş ve dans tutkunlarının kaçırmaması gereken bir etkinlik.
Açıklanan son güncel program aşağıdaki şekilde;
Shaman Ateş Dansı
1. ekip
Senem Diyici- şamanik ses ve hareket 3 -5 kişi….
Daryoufh Chahardoi -def 1 kişi
Alper Akçay- -kalbin dansı sema 1 kişi
Fatoş Mira ve grubu -klasik Hint dansı(phratanatyam) 3 kişi
Kabile -ateş dansı 10 kişi
William Cordaso -perküsyon grup
2. ekip
Latife Geçkin ve Anadolu Aryaları
Niyazi Koyuncu ve grup seritana
Pandonim Sanatçıları
3. ekip
African Percussion Group
İ.F.E.D. Halk dansları Topluluğu
Sabaha karşı tek kişilik özel gösteri
Poi ile ilgileniyor ve öğrenmek istiyorsanız, öncelikle bir poi elde etmeniz gerekmekte, bunun nasıl olabileceğini “benim de bir poi’m olsun” sayfasında bulabilirsiniz. Devamında “Poi öğrenmeye adım at” kategorisini inceleyebilirsiniz.
Eğer azimliyim ve disipli biriyim derseniz evde kendiniz aşağıdaki linkteki derslere bakarak denemelere başlayabilirsiniz,
ama bir şeyi unutmayın eğer solak değilseniz günlük yaşamda bu güne kadar hep ihmal ettiğiniz SOL elinizin sevgisini kazanmanız biraz zamanınızı alacaktır
Eğer yok ben tek başıma yapamam derseniz o zaman güncel kursları takip etmeniz gerekecek, bunun için de Kategoriler kısmından “Kurslar, workshoplar, festivaller…”e bakabilirsiniz, bilgim oldukça bu sayfayı güncellemeye çalışıyorum.
Eğer, sorularınız olursa info.poevi@gmail.com ‘a mail atarsanız en kısa zamanda size dönüş yapmaya çalışacağım.
Ateşle oynamak aslında çok zor değildir ama ülkemizde Zordur…
Ateşi uzun yıllardır sadece mangal kömüründe gören yurdum insanı için tehlikelidir, yakar…ayrıca ateşle oyun olmaz, uzak durulması gerekir…
Bir rivayete göre street dancerleri ülkemizde yavaş yavaş görmeye başladığımız son zamanlarda, yani bugünlerde, İstiklal Caddesi’nde gösteri yapan bir grup danscıyı Türk Polisi;
“Çocuklar ateşle oyun olmaz!” dedikten sonra dağıtmıştır…
Buna rağmen ateşi dansla birleştiren birileri çıkmıştır bu topraklardan, ve gayet güzel olmuştur, şahane bir örnek; Ziya Aziza;
Poi çevirenleri şu yada bu şekilde gören, onların yerinde olmak isteyen ve Türkiye’de yaşayan arkadaşların, okullarında yada çevrelerinde bu işle iştigal eden birileri yok ise biraz zorlanmaları NORMAL…
Hatta her Rock’n Coke’da ”yaaa bende yapsam ne güzel olurr” dedikten sonra kafalarına poileri vuran kişileri görüp, çekinip, üstelik bir de poileri gösterip satıcıya ”bunlar ne kadar?” sorusuna ( yanlış hatırlamıyorsam 3 yıl önce ) “50 milyon!” cevabını aldıklarında işin ucunu bırakmaları da biraz NORMAL…
Ama özellikle yapacak çok fazla şeyi bulunmayan, “hobilerin nelerdir?” sorusuna artık ” eeee müzik dinlemek, kitap okumak, uyumak” diye cevap vermekten sıkılmış, hobi yoksunu olan ve bunun bir eksiklik olduğunu hisseden kişilerin akıllarının bir köşelerinde hep büyülü POİ barınır. POİ dürtüsü insanı rahat bırakmaz, arada bir belirip ilgili kişiye “ya internette şunu bir daha search edeyim kurs falan vardır belki” dedirttikten sonra, belki amatör bi grup, belki yaşadıkları şehirde olmayan! bir poi kursu , belki de poi spinners camiasında bir fenomen olan www.homeofpoi.com sitesini bulunup, buradaki ücretsiz how to poi linkini tıkladıktan sonra;
aaaa nası oluyodo oluyo?
ben bunu hayatta yapamam!
kesin bir öğreten gerek, şeklinde tepkiler vermeleri de NORMAL…
Eveeet bu yazının sonuna kadar geldiysen…
Ey Arkadaş! Seni dinleyip yada seğredip “e şimdi nooluyo bunu bööle çevirince” diyenlere inat, NORMALsin :-)
Fikirleri, deneyimlerini senin gibi! NORMAL olan bizlerle paylaşmaya ne dersin???
Poi, Yeni Zelanda yerlileri olan maori kabilelerine ait bir dans enstrümanıdır ve Maori dilinde TOP anlamına gelir.
Günümüzde Juggling severlerin gözdesi olarak görsel şov amacı ile kullanılmaktadır, ayrıca başlangıç seviyesini geçmiş poi çevirenler dünyevi dertlerden uzaklaşmakta adeta transa geçmektedirler
Ateş poi için avuç içinden koltuk altına kadar uzanan iki zincir ve ucunda yer alan “kevlar” adı verilen fitilin parafin dolu bir kabın içinde beş dakika beklemesi gerekiyor. Dansa başlamak için parafine bulanmış fitilleri yakmak yeterli.